Meme biyopsisi. Gereksiz ve ideal olmayan biyopsilerden korunma yollari

Biyopsi, bir anormal oluşumdan (lezyon) örnek alınarak yapılan tanısal bir girişimdir, tedavi amaçlı değildir! “Alalım da kurtul, icin rahatlasin” diyerek yapılan, yani tanının yanı sıra tedavi de vaadeden biyopsiler yarardan çok zarar getirmektedir. Her tibbi tetkik ve girisim, hem hastanin kendisine hem de ailesine degisik yonlerden kulfet getirir (fiziksel, ruhsal ve ekonomik). Bu nedenle, yarari bariz bir sekilde olasi zararlarindan fazla olmayan hicbir sey yapilmamalidir. Size de biyopsi önerildiyse, herşeyden önce bu önerinin isabetini sorgulamalısınız! Meme biyopsilerinin çoğu gereksiz yere yapılmaktadır! Meme radyolojisinde uzman olan radyologlardan mutlaka gorus alin. Biyopsinin sonuclarini gogusleyecek olan siz oldugunuza gore biyopsi kararı da [...]

Devamını oku...

Memenizi Koruyun! Damla Çeliktaban, meme kanseri ile ilgili tüm merak ettiklerinizi Prof. Dr. Ayşegül Özdemir’e sordu.

Memenizi Koruyun! Meme kanseri kadınlar arasında en sık rastlanan kanser türü. Dünya Sağlık Örgütüne göre 1990 yılında 796 bin kadında, 2008 yılında ise 1,4 milyon kadında yeni meme kanseri bulundu. Memenin neden kansere bu kadar yatkın bir organ olduğunu bilmemekle beraber erken teşhis sayesinde ölümcüllüğünün azalacağını biliyoruz. Erken teşhisin yolu da nitelikli ve düzenli taramalardan geçiyor.   Prof. Dr. Ayşegül Özdemir meme konusunda uzman bir radyolog. 2013 sonbaharında yayımlanan “Memenizi Koruyun” isimli kitabında nitelikli radyolojik taramalar sayesinde “suistimale çok yatkın bir organ” olarak tanımladığı memeyi nasıl koruyabileceğimizin yanı sıra bilinçli bir [...]

Devamını oku...

“Memenizi Koruyun!” üzerine Prof. Dr. İlknur Arslanoğlu’nun yorumu

    Meme kanseri ve mamografiye özgün ve sağlam bir bakış   Sağlık hizmetlerinin ülkemizde ve dünyada ulaştığı güncel durumun sermaye dışında tarafların hiçbirini mutlu edemediği giderek açıklık kazanmakta. Klasik tepkisel bakış açısıyla yaklaşarak hekimler dışındaki herkesi suçlayıp, “meslek onurumuzu koruyacağız” kisvesi altında umutsuz bir debelenme ve yakınma içine girmek mi doğru, yoksa biz en azından evimizin önünü süpürelim diyerek “sağlıkta insancıl ve toplumcu dönüşüm”ü kendi meslek pratiğinden başlatmak mı? Ben kendi adıma ikincisini yeğleyenlerdenim.   Prof. Dr. Ayşegül Özdemir’in “Memenizi Koruyun” adlı kitabını okuduğumda [...]

Devamını oku...